28 Ekim 2016 Cuma

İmanın Hakikatleri / Semerkand Dergisi


Şeyhlerden biri, “İmanın hakikatleri sınırsız bir tevhid, kesintisiz bir zikir, niteliksiz bir hal ve vakitsiz bir vecd olmak üzere dörttür.” demiştir. “Niteliksiz bir hal” sözünün manası şudur: Sûfinin vasfı, halidir. O, yüksek hallerden kendisinin sıfatı olmayan hiçbir hali vasfetmez (yani yaşamadığı ya da yaşayıp tarif edemediği bir halden bahsetmez). “Vakitsiz vecd”, sûfinin (belli vakitlerde değil) bütün vakitlerde Hakk’ın tecellilerini müşahede etmesi, demektir.
Sûfilerden biri demiştir ki: “İmanı sıhhatli olan kişi, kâinata ve orada bulunan şeylere bakmaz (sadece Hakk’a bakar). Zira himmetin düşük oluşu, Allah Tealâ hakkındaki bilgi ve marifetin az oluşundan ileri gelmektedir.”
Yine tasavvuf ehlinden bir zat, “İmandaki doğruluk, Allah’a tazimde bulunmaktır. Bunun meyvesi de Allah’tan hayâ etmektir.” demiştir. Şöyle de denilmiştir: Mümin; İslâm nuru ile kalbi açılan, gönlünü Rabbine veren, kalbi ile Hakk’ı müşahede eden, içi saf olan, Rabbine sığınan, O’na yakın olunca yanıp tutuşan, O’ndan uzak kalınca feryat eden kişidir.
Cüneyd-i Bağdâdî k.s. der ki: “İman, seni toplayıp Allah’a yönelten ve Allah ile seni toparlayan şeydir. Hak birdir. Mümin tevhid ehli olan kişidir. Bir kimse maddeye tabi olursa arzular onu dağınık hale getirir. Arzularına uyarak dağılan, Allah’tan uzaklaşan, şehveti ve istekleri peşinde koşan bir kimse hakikati elinden kaçırır. Görmüyor musun (O’ndan başka bir şey kalbe gelir ve göze çarpınca) Allah, kullarına iman ahdini ve akdini yenilemeyi nasıl emretmekte ve: ‘Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberi’ne, Peygamberi’ne indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz.’ (Nisa, 136), buyurmaktadır.”

19 Ekim 2016 Çarşamba

NAMAZ NEDİR ?


Sevenle sevilenin buluştuğu yer ve saattir.

Allah Teala kulunu sevmezse namazı nasib etmez.
Namazı nasib etmişse ona hidayet etmiş demektir.
Eğer hidayet etmişse bir dostuna, çok sevdiği birisine göndermiş veya gönderecek demektir.
Kul, Allah'ın çok sevdiği kişiye varınca o mürşid zat gelenin namazını ve kulluğunu, edebini tamam eder.
Bu tasavvuftur, tarikattir..
Bu Allah'ın yoludur...
Nasihatler.com

17 Ekim 2016 Pazartesi

Ondan Bir Haber Var mı?

Şeyh Alaeddin el-Haznevî k.s. anlatıyor:
Şah-ı Hazne k.s. bir kimsenin mürşidi Şeyh Muhammed Diyâüddin k.s. hazretlerini gördüğünü veya onun diyarından geldiğini duysa, hemen yanına gider, onunla uzun uzadıya sohbet ederdi. Sonra eve gelir ve bize:
– Gidin falancanın sohbetini dinleyin. Üstad ve ailesi hakkında ne anlatırsa ona kulak verin ve gelin bana da anlatın, derdi.
Alaeddin el-Haznevî, Şah-ı Hazne

Boş işleri terk et

Nakşibendî yolunun büyüklerinden Mevlâna Halid-i Bağdadî k.s. şöyle der:
“Mürid, Allah Tealâ’nın yasaklarından sakındığı gibi, malâyaniden (boş ve faydasız şeylerden) de sakınmalıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz s.a.v bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:
‘Malâyaniyi terk etmesi, kişinin müslümanlığının güzelliğindendir.’ (Tirmizî, İbn Mâce)
Bu sebeple mürid, bu faydasız şeylerin hepsinin kıyamet günü Rabbinin huzurunda arz edileceğinden dolayı hayâ eder. Zira ömür çok değerli ve azizdir, vakit son derece kıymetli bir cevherdir. Allah Tealâ’nın bahşettiği fırsatlar ise birer ganimettir.”
Mevlâna Halid-i Bağdadî k.s., Halidiyye Risalesi

5 Ekim 2016 Çarşamba

Tüm Samimiyetsizlere İnat Herkese... :)


SAMİMİYETSİZLİK NASIL TEŞHİS EDİLİR?

•Samimiyetsizlik niçin insanları fiziksel ve ruhsal olarak tahrip eder? 
•Müminler iman etmeyen insanların samimiyetsiz tavırlarını nasıl deşifre ederler? 
•Samimiyetsiz insanlar, bu kötü ahlak özelliklerini müminlerden neden gizleyemezler? 

Samimiyet, Allah'a karşı dürüst olmaktır. Allah'ın “sinelerin özünde” olanı bilen olduğunu unutmayıp, hiçbir çıkar hesabı içinde olmadan, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmadan, sadece Allah rızasını gözeterek hareket etmektir. Kalpte yaşanmadığı takdirde hiçbir şekilde taklit edilemeyen samimiyet, namaz kılmak oruç tutmak gibi taklit edilebilir mümin özelliklerinden oldukça farklı olarak sadece Allah korkusu olan müminlerin sahip olduğu önemli bir özelliktir. Bu yüzden ruh hali olarak, göründüğünden farklı bir niyet taşıyan samimiyetsiz insanlar, sahip oldukları bu durumu gizleyebilmek için ellerinden gelen herşeyi yapabilirler. Yaşam tarzları, tavırları ve konuşmalarıyla, yaptıkları işlerde müminlerin hayatını çok andıran bir yaşam da sürdürebilirler. Allah rızasına uygun olmayan bu niyetlerini uzun süre gizlice sürdürebildiklerini zannedebilirler. Çünkü onlara göre durumlarını insanlara haber veren bir delil yoktur. Ne var ki ortada elle tutulur bir delil olmasa da, samimiyetsiz kişilerin birçok noktada salih müminlerden farklı bir ruh hali içerisinde oldukları kolayca anlaşılabilir.
Devamı İçin... (http://kurandasamimiyetonemi.blogspot.com.tr/2010/03/samimiyetsizlik-nasil-teshis-edilir.html)